7 Mart 2013 Perşembe

Bir Cuma Duygusu

   Herkese merhaba! Soğuk bir Bursa akşamında, klavyemi tıkırdatmaya tekrar başladım. Aslında sabah yazmam gereken bu yazıyı şimdi yazmalıyım. Çünkü yoğun olan günlerim artık daha yoğun. Bu yüzden bloğuma pek vakit ayıramaz hale geldim. Fakat unutmuş değilim. O benim her şeyim. :) Her neyse, tarih 8 Mart'ı gösterirken, benim içimde her hafta filizlenen o tarifsiz sevinç kendine yer bulmuş durumda. Çünkü artık günlerden cuma...
   Haftada 7 gün var. Fakat ben, cumayı ayrı bir severim. Nedense bana haftanın en fiyakalı günüymüş gibi gelir. Gün cuma oldu mu, uğraştığım her şey bana ayrı bir zevk verir mesela. Sanki cumaları çayımın şekeri daha iyi gibi, cuma kahvaltısında tüm yumurtalar çift sarılı gibi... Karnım daha güzel doymuş, yağmur daha güzel yağmış gibi... Tadı farklıdır cumanın! Parkta çığlık çığlığa oynayan çocukların sayısı artmış gibidir. İhtiyar amcalar, saçlarını daha bir özenle taramış gibi... Yetimlerin başı daha çok okşanmış, kimsesizlerin bir yurdu, ocağı olmuş gibidir. 
   O gün geldiğinde, insanların kafalarında iyilik halkaları mı bulunur ne? Mendil satan sokak çocukları oyuna mı dalar? Yoksullar doyasıya varlık mı görür? 
   Cuma mübarektir vesselam. Belki de birçok müslümanın, tek cami ziyaretidir. Ezanların sanki daha uzun, daha gür olduğu gündür. Davete icabet günüdür. Ruhların daha temiz, daha huzurlu olduğu gündür. Ve hep böyle kalacaktır.
   Nihayet bu haftanın ''huzurunu'' da selamladık. Rabbim utandırmasın. Davet etsin gidelim. Huzur bulsun kirli kalplerimiz. Bu güzel gün, şimdiden hayırlara vesile olsun. Tadı damağımızda öyle bir kalsın ki, bir daha ki cumayı, hatta her cumayı çölde su gibi isteyelim. Hayat akıp giderken, cumada kitlensin, öyle kalalım.
Saygılarımla, hayırlı cumalar!


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder