31 Ekim 2012 Çarşamba

Dağ Yeli'ndeyiz

    Herkese merhaba! Bayram sonrası hemen klavyeyle buluşan parmaklarım buraları çok özlemiş olmalı ki, derse gitmeme az kalmışken bile post yazmaya uğraşıyorum. Öncelikle hepinizin Kurban bayramını geç de olsa kutlamak isterim. Rabbim ömür boyu sağlık,huzur ve afiyet nasip etsin sizlere. Aslında bu geç kalmış bir yazı oldu. Nitekim bahsedeceğim bu geziyi, bayramdan hemen önce gerçekleştirmiştik. Daha da gecikmeden hemen bahsetmek istiyorum.
   Adı 'Dağ Yeli' olan bu mekan bir restoran olsa da aslında daha çok kahvaltı yapmak isteyenlerin uğrak yeri olmuş. Biz de ev arkadaşlarımla hazırlık yıllarımızda buraya gelmiştik. Fakat o zaman kaldığımız yurt yetkilileriyle birlikteydik, biraz kalabalıktı. Bu seferki grubumuz daha sakindi. Her neyse, bu yer geniş bahçeli ve yeşil bir alan. Bahçesinde salıncaklar da vardı ve biz orada çok eğlendik. Kahvaltılıklar genelde kendi ürünleriymiş. Zaten Hamamlıkızık köyvari bir yer. İnsanlar yiyeceklerini genelde kendi üretiyorlar. Doğal bir kahvaltı yaptık diyebilirim. Bursa'ya gelenlerin uğraması gereken sıcak bir aile ortamına sahip hoş bir yer. Bir kaç fotografla devam edelim. Dikkat: Karnınız acıkabilir :)






İşte oraya gittiğinizde, Bursa'yı ayaklarınızın altında hissedeceğinizin garantisi olsun diye çektiğim bir fotoğraf...


Bir ablanın bayram için bize hazırladığı bayram şekerleri vardı. Üşenmeyip yapmış çok teşekkür ediyorum kendisine. Ama en güzeli benimkiydi tabii :)




Gerçekten güzel bir gün geçirdik. Herkese burayı ziyaret etmesini tavsiye ederim. Ama dikkat edin koca bir köpek çocuklarınızı korkutabilir. Şimdiden iyi eğlenceler,hoşça kalın...


17 Ekim 2012 Çarşamba

Küons

       Merhaba! Güneşli bir Bursa gününden hepinizi selamlıyorum. Bu gün hayli yorucu bir gündü. Nöbet günümüz olmasına bir de temizlik telaşı eklenince işler karışır gibi oldu. Ama neyse ki Elif'cim ile her işin altından kalkabiliyoruz. Bu yazımda sizlere yeni bir yer keşfettiğimi bildirmek ve dün gece harika saatler geçirdiğimi yazmak istedim. Dinleyin bakalım :)
       Dün yorgun geçen bir okul gününden sonra eve gitme çabasına girdik. Derken sevgili arkadaşımız Aysel bize bu kafeden bahsetti. Israrları sonucu bizi ikna etti ve önce kendi evine sonra da Küons Kafe'ye gitmeye karar verdik. Bizden bir ders öncesinde eve varan Aysel bize kallavi bir sofra hazırlamıştı. Çok duygulandık. :) Karşısında duran ve kurt misali acıkmış insan yığınını doyurmak, eminim onu da çok duygulandırmıştır. Her neyse yedik içtik. Buradan da tekrar her şey için kendisine teşekkür ediyorum, evim adına :) Ve o kallavi sofrayı sizinle paylaşıyorum.

Daha sonrasında hazırlanıp attık kendimizi dışarı. 11 kişilik bir kız grubuyla kafeden içeri girince biraz tuhaf oldu sanki ama Bursa bize alışmış olmalı 4 senedir. Sodalar, kahveler ve sahlepler söylendi. Derken o kafeye gitme sebebimiz olan canlı müzik faslı başladı. Aysel'in dediğine göre etnik müzik yapan bir kafeymiş. Böyle olunca benim hayli ilgimi çekti. fakat şans o ki o gün pop çalıyorlarmış. Kafede tek biz olduğumuz için bu durumu lehimize kullanarak bütün istek parçalarımızı çaldırdık. Eğlendik, coştuk :)
Mekan olarak da göze hitap eden bir yerdi. Sanırım kimseye bahsetmeyip orayı yeni mekanımız edineceğiz. Zira bu konuda sözler verildi :)
Şimdi mekanı merak edenler için birkaç kare paylaşayım.


Bursa'ya yolunuz düşerse böyle bir kafe akşam dinlentiniz için iyi olacaktır. Çalışanları da çok cana yakın ve sevimli insanlar. Bu günlük de bu kadar. Bursa'dan sevgiler...

14 Ekim 2012 Pazar

Geç Ve Güç Bir Doğum Günü

             Herkese merhaba! Kış mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte benim bloğuma dönüşüm gerçekleşmiş bulunuyor. Okula tekrar dönüşümüzün üzerine ilk postumu yazmaya hazırım. Ve ilk kaydımın konusu başlıkta da belirttiğim üzere doğum günü... Benim canım arkadaşlarımdan (Benim çok arkadaşım yoktur.) olan Sümeyye ve Kübra'nın doğum günlerini kutladık dün akşam. Geç olsun da güç olmasın dedik fakat, hem geç hem güç oldu bizim için.
             Aslında dün hafta sonu olması hasebiyle, kendimce verdiğim karar tam anlamıyla evde pineklemekti. Fakat bizim kardeş evimiz bize yemeğe gelmek istediler. Çok sıkılmışlardı çünkü canlarım :) İlkten güzel bir yemek menüsü çıkardık. Derken aklımıza Sümeyye ve Kübra'nın geçmiş doğum günlerini, bu gün yapacağımız ufak çaplı bir partiyle kutlayabileceğimiz geldi. Hemen işe koyulduk. Zaten çok geç kalkmıştık ve vaktimiz dardı. Akşam ezanı itibariyle davetli olan arkadaşlarımızı arayıp saati erteledik. Feyza ve ben hemen hazırlanıp merkeze gittik. Ufak çaplı dediysek balonsuz konfetisiz bir parti de yapmayacaktık tabii. Parti için gerekli tüm malzemeleri alıp dönüyorduk fakat kızları oyalamak çok zordu. Hemen bize gelmek istiyorlardı. Her neyse eve geldiğimizde Derya ve Tuğba menüyü hazırlamış pişmeleri kalmıştı. Ve bir mesaj geldi: ''Üzgünüz biz geliyoruz artık.'' Herkes her şeyi bırakarak salona toplandı ve süslemeye başladık. Neyse ki süslemeyi bitirdikten sonra zil çaldı. Geldiler, kutladık ve tekrar mutfağa döndük :) Sabırsız davrandıkları için pişman olsalar da biz onları affettik :) Kendilerince daha doğal olduğunu düşünseler de tam süpriz yapamamak beni tatmin etmedi.
            Herkes adeta kurt gibi acıkmıştı. Karnımızı doyurduktan sonra eğlendik eğlendik ve eğlendik. Bu arada öyle sıradan bir pasta aldığımızı da sanmayın. Bizim için özel olan insanlara çok özel doğum günü pastaları yaptık, işteeeeee :)


Geç kutladığımız bu partiye katılan herkese çok teşekkür ederiz. Biraz elimize yüzümüze bulaştırsak da güzel vakit geçirdiğimize inanıyorum. Tekrar mutlu yıllar diliyorum kızlar. İyi ki arkadaşız, sizi, hepinizi seviyorum :)
Saygılar.